Pages

13 Eylül 2016 Salı

Stranger Things


source
70'ler havasi olsun, biraz korkunc olsun, sevimli de olsun, Winona Ryder olsun, paralel evren olsun, uzaylilar olsun, guzel kahramanlar olsun, mk ultra olsun ve bir oturusta hepsi bitsin. Iste dizi budur arkadaslar. STRANGER THINGS. Muhtesem! Buradan dizinin yaraticilari Matt Duffer ve Ross Duffer kardesleri tebrik ediyorum : Sevgili Matt, Sevgili Ross bize boyle seylerle gelin arkadaslar. Civileyin bizi o koltuklara ki kalkamayalim; ne ocakta yemek kalsin, ne de copu istemeye gelen kapiciya kapiyi acabilelim. Devam!


 

 Sevgiler, 
Gamze


12 Eylül 2016 Pazartesi

Terapi

Insanların bebeklerini yapmak bana cok ilginc geliyor. Yaptigim her bebek bir hikaye cünkü. Biyografi yazmak gibi. Herkesin anladigi ama konusmadigi bir dilde. Hicbirsey yokken ortada hayat vermek ve icini yazmak gibi. Yaptigim sey bende boyle anlam buldugundan, ne zaman "kisiye ozel" seyler ureten insanlar gorsem yada tanissam cok ortak noktamiz oldugunu dusunuyorum. Cok farkli seyler yapiyor olsak da aslinda ayni yerden cikiyoruz yola. Elimize igneyi, makasi, tahta parcasini, cami, kalemi... aldigimiz anda gelen siparisin dunyasina giriyoruz. Biz buna terapi diyoruz cogu zaman, bazilari siparis diyor:)






Sevgiler,
Gamze

7 Eylül 2016 Çarşamba

Sonunda..Bye Bye Kurumsal:)




Sonunda bitti. Nihayet özgürüm. Gectigimiz gunlerde beyaz yakali mega kurumsal isimle vedalastim. Hem de feci tatsiz feci meymenetsiz bir sekilde. Ama onemli degil cunku karsiliginda ruhuma geri kavustugumu hissettim. Zaten  babamin sirketi olmayan bu yerde (ki olsa bile banane) cogumuz gibi sadece isimi iyi yapayim ve gideyim kafasini yasiyordum. Hayir diyememe hastaligimi koz olarak kullanmaya alismis cok saygideger idarecilerim yuzunden tamam onu da yapayim, tamam sana da yardim ediyim, tamam gecici bir sure dedi patron zaten yapiyim noolucak seklinde gecec 6 yilin sonunda ilk kez hayir dedim ve isten ayrilmamla sonuclanan bir surece girmis oldum. O kadar mutluyum ki! Icimde gram sinir yada ofke yok. E tabi gecen belli bişr sure var ortada, gayet luzumsuz isler yaparak.. Ama tonla sey ogrendim gerekli gereksiz (tamam cogu gereksiz) bir suru insan tanidim. Bir liste yaptim bugun mesela artilar eksiler nedir diye:


  • hicbir zaman yapmayi dusunmedigim bir iste muthis uzmanlastim:)
  • muhtemelen %95 ile bir daha hic gorusmeyecegim bir suru is arkadasim oldu
  • dedikodu yaptim (itiraf ediyorum, hem de bir suru)
  • hergun cikip gitmeyi dusundum.
  • benim yarim kadar bilgi sahibi olmayan insanlara sirf bu isler boyle yuruyor diye saygi duyuyormus gibi yaptim
  • yalakalik yapmayi beceremedim (biraz becerebilseydim iyiydi aslinda, yalakalik sartmis boyle islerde onu ogrendim)
  • gercekten de pazar gunu aksaminin cehennem atesinde yanmak oldugunu deneyimledim. "yarin pazartesi sendromu" , "pazartesi sendromu" ndan 1000 kat beter
  • insanlarin gercekten isi icin kendişne yatirim yaptigini gordum. ve buna kesinlikle saygi duyuyorum. kariyer hedeflerine giden yolda aldrılan her gram yağ kutsaldir:)
  • böyle işyerlerind egerçekten ve gerçekten de dış gürünüşün ve belli markaların urunlerini göze soka soka giymenin statü belirlediğini gözyaşları içinde (gulmekten tabbiki) gördüm. her marka değil tabii, beyaz yakalı cennetinde kabul gören markalar var, onlar, siz bilmezsiniz, fakirleeer:))
  • bugun yillkar sonra ilk defa salondaki kanepede otururken bilmem kimin ihracatinin nasil yapilacagini dusunmedim. daha dogrusu aklima geldi de amaan bosver bananeee dedim. nasil guzel geldi yarebbim:)
  • yasadigim yerin aslinda bir ev oldugunu idrak ettim. gercekten cok tuhaf bir histi. gunduzleri insanlar ne yapiyor hep merak ediyordum. annemin karnindan ciktiigimdan beri is hayatinda degilim tabii ki ama ofiste bir bilgisayar karsisinda omrunuz gecerken Cyborg e baglayip normal insan olmayi unutuyorsunuz. 
Bir taraftan icimde tarifsiz bir sevinc var. Ben yillardir bebekler yapiyorum zaten. Yillardir yarattigim zombi bebek aleminde yasiyorum zaten. Sabah gozumu onlarla aciyorum, gece son gordugum sey dikis makinesi oluyor zaten. Kendime niye iskence yaptiysam bunca zaman. Ve neden sevdigim seyin bebek yapmak oldugunu soyledigimde insanlarin ,bunun tamamen bir hobi oldugunu soylemelerine izin verdiysem bilmiyorum.  Topluma ayak uydurayim,sigortam olsun, her ay hesabima bir para yatsin , patronum para kazansin, bilmemnerdeki hastane bilmemnerde calstigim icin yuzde 10 indirim yapsin,  az zamanda cok is bitireyim, mesaiye kalayim, patronum daha cok para kazansin, bir saatlik yemek molalarim olsun, bir suru takim elbisem olsun, tirnaklarimda raki beyazi french manikurum olsun, patronum daha daha cok kazansin, ve iste ben de boyle mutlu mesut yasayip gideyim.

Neyse. Velhasil kelam bitti.
OHH BEE!



Sevgiler,
Gamze



28 Ekim 2015 Çarşamba

Gelecek Turizmde ile sürdürülebilir turizmin geleceğini yazacak üç yeni proje belli oldu!

Seyahat ederken hepimiz gittiğimiz yörenin doğasını, kültürünü hissetmek, el emeklerinden satın almak, yerel lezzetlerini tatmak isteriz.

Eko turizm, kırsal turizm, kültür turizmi, gastronomi turizmi gibi farklı sürdürülebilir turizm çeşitleri ile hem biz farklı deneyimler yaşarız hem de yerel halkın ekonomisine katkıda bulunmuş oluruz. 

İşte bu sebeple Anadolu Efes, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı 8 sene önce bir araya gelerek "Gelecek Turizmde" dedi ve sürdürülebilir turizm için çalışmaya başladı.

Doğu Anadolu Bölgesi’nde 5 yıl boyunca başarılı modeller yaratan Gelecek Turizmde projesi kapsamında 2013 yılından bu yana 6 farklı sürdürülebilir turizm fikri desteklendi. Bursa'nın Misi Köyü'nde Misili kadınlar yerel lezzetleri ve geleneksel el sanatlarını turistlere sunmaya başladı. Safranbolu esnafıyla Karabük Üniversitesi el ele verdi, Safranbolu’ya özgü hediyelik eşyalar yaratmak için kolları sıvadı. Mardinli kadınlar tamamen kendi emekleriyle eski bir Mardin evini misafirperverliğin kitabını yazan bir pansiyona çevirdi. Şanlıurfa’da Göbeklitepe halkı, yok olmaya yüz tutmuş taş işçiliği sanatını yeniden canlandırmak için harekete geçti. Seferihisarlı kadınlar yerel lezzetlerini turistik bir deneyime çevirdi. Malatya Battalgazililer ise Arslantepe Höyüğü’nü tanıtmak için çalışmalarını hızlandırdı.

%100 Misia Projesi – İpekevi dokuma atölyesi – Misi Köyü / Bursa

Safranbolu Hatırası Projesi – Hediyelik eşyalar

Seferihisar’ın Geleneksel Mutfağı Projesi – Yöresel ürünler - Seferhisar/İzmir

Mardin’de Kadın Liderliğinde Sürdürülebilir Turizm Girişimlerinin Yaratılması Projesi – İpekyolu Misafir Evi 

Yeni dönemde ise bu altı projeye üç yeni proje daha katıldı. Adana Saimbeyli’de kelebek gözlemi projesiyle, Isparta Keçiborlu’da lavanta ile kırsal turizme sağlanan katkıyla, Balıkesir Edremit’te ise yöreye özgü yemekler ile gelişen gastronomi turizmiyle Gelecek Turizmde yolculuğu devam ediyor.

 

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

 
BLOG TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS