Pages

23 Mart 2015 Pazartesi

Gulsah & Erkan Fabien: Ask, ihtiras elmas, ejderha:)

Erhan'la mailleşip fotoları bana gönderdikten sonra düşündüm durdum nasıl bir hikayeleri olmalı diye. Gülşah modacı, Erkan DJ'di. Bu iki çılgın dünya yine onlar gibi deli dolu bir yat partisinde bir araya gelse nasıl olurdu acaba?
 
TATAAAAA!
Güzel bir kız, yakışıklı bir çocuk, ünlü bir modacının yatında başlayan çılgın bir parti!
Aşk! İhtiras! Elmas! Ejderha!
 
 
 

 

 

GÜLŞAH & ERKAN FABIEN
BÜYÜLÜ ELMASIN PEŞİNDE

 

Gülşah Fabien o gün arkadaşı Valentino Garavani’nin Alaçatı YAYA’daki partisine davetliymiş. Valentino iyiymiş hoşmuş  ama çok konuşuyormuş. Hatta o kadar çok konuşuyormuş ki Gülşah bir ara kankası Alev Lagerfield’ı arayıp; “Alo, selam Alev, beni iki dakika sonra cepten arar mısın, önemli bir telefon geldi deyip Valentino’yu atlatıcam” demiş.

 Demiş demesine ama Valentino hiç susmuyormuş ki. Maşallah her gün sonsuz enteresanlıkta bir konu bulup didik didik etmede üstüne yokmuş. Zavallı Gülşah ise kaderine boyun eğmiş, susturamadığı Valentino'nun acısını şarabını yudumlayarak çıkarıyormuş adeta...

 Derken kulağı müziğe takılmış. Ne kadar güzel çalıyor diye düşünmüş. İşte tam o sırada dj kabinindeki uzun boylu genç adamı görmüş. Aynı anda göz göze gelmişler. Gülşah şarabın da etkisiyle cesaretini toplayıp adamın yanına gitmiş. Kabine kadar gelmiş ama sonra “Ya ne yapıyorum ben” deyip geri dönüyormuşşş kii..

+Merhaba demiş genç adam, ben Dj Erkan, Erkan Fabien.

-Ben de Gülşah Fabien,

+Evet adınızı biliyorum,

-Öyle mi?

+Ayrıca nerede oturduğunuzu, gittiğiniz okulu, boyunuzu ve kilonuzu da biliyorum…

-Ne..nassıl.. nolluyoo.. siz de kimsiziniz.

+Şiişşt sakin ol demiş Dj Erkan Fabien,

Zarif bir hareketle Gülşah Fabien’i kolundan çekip kabinin yanındaki yere oturtmuş.

 Bak Gülşah, buradan hemen gitmelisin, biraz sonra ortalık fena karışacak. Arkadaşın Valentino azılı bir hırsız. Ama bu sefer öyle herhangi bir şey çalmadı. Tutankamon’un mezarındaki büyülü elması çaldı. Bu elmasa sahip olan ölümsüzlük ile kutsanır ve çok kötü şeyler yapabilir. Hadi elini çabuk tut…

Gülşah daha yaşadığı şoktan çıkamadan Valentino’nun korkunç kahkahası duyulmuş, hemen arkasında da Donatella ve Giorgio duruyormuş.

-Niihoohaahahhahahaaaaa!!! Sizi lanet sürüngenler ! Bundan sonra hepiniz kölem olacaksınız! Nhahahaa.

 diye bağırmış. Tam o sırada büyülü elmasın gücüyle kocaman bir ejderha çıkmış ortaya. İnsanlar panikle kaçışmaya başlamışlar. Neyse ki DJ Erkan aslında bir gizem avcısıymış. Hemen ejderhanın sırtına atlamış ve canavarın burnunu tıkayıp ateş çıkmasını engellemiş.O kargaşada büyülü elmas Valentino'nun elinden kayıp yere düşmesin mi?  Valentino sinirden deliye dönmüş. Aynı anda Erkan da kıvrak bir hamleyle büyülü elması yerden almış , almış almasına da ejderhanın da sırtından düşüvermiş. Erkan koşa koşa Gülşah Fabien'in yanına gitmiş, el ele tutuşup çılgınca koşmaya başlamışlar. Valentino ve ejderha da peşlerindeymiş.Tam kapıdan çıkacaklarmış ki ayakları takılıp ikisi birden yere kapaklanmışlar. Erkan Fabien, yanaklarından incecik yaşlar süzülen dünyalar güzeli Gülşah Fabien'e dönmüş. Ejderha biraz sonra onları yakalayacakmış ama o hiç umursamadan devam etmiş:

 Seni tahmininden çok daha uzun zamandır tanıyorum. Sen demiş, benim hayatımda gördüğüm en güzel ve en iyi kalpli kızsın. İşte bu yüzden büyülü elması çantana koydum. Efsaneye göre eğer bir dj gerçekten güzel ve iyi kalpli tasarımcı bir  kıza bu elması verirse ikisinin başına muhteşem güzellikte bir şey gelirmiş.

Erkan, “Ben ejderhayı oyalarken sen dışarıya çık hemen, bak bakalım elmas orada mı, eğer hala oradaysa gözlerini kapatıp bir dilek tut, bak göreceksin gerçek olacak” demiş.

Gülşah Fabien şaşkınlıktan dona kalmış önce. Sonra kendini toparlayıp dışarı çıkmış. Hemen elini çantasına atmış, yavaşça içine bakmış ve….
 
 
 
Hikaye'nin sonu üç nokta ile bitiyor çünkü Erkan'la yaptığımız plana göre (ki kendisi siparişi veren kişi de oluyor aynı zamanda) Gerçek Gülşah hikayeyi okuduktan sonra , Gülşah Fabien'in çantasının içine bakacaktı ve Erkan'ın evlenme teklifi için oraya koyduğu yüzüğü görecekti. Sonrası da malumdu. Ancak bunların hangisi oldu nasıl oldu bilemiyorum. Çünkü kendilerinden uzuuun bir zamandır haber alamadım. İyilerdir umarım :)
 
 
 

8 yorum:

  1. Hastayım küçük adamlarına. Severim, çok severim yeteneklileri. Yanaktan makas alasım bile gelir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim efenim, heyecan yaptım resmen, kendimi alkışlıyorum şu an:) sevgiler!

      Sil
  2. Ben bunlari cok sevdim! Beyaz atli prensimi buldugum da cok guzel bir hediye olabilir :)

    YanıtlaSil
  3. Oh la la! O zaman ben de merakla bekliyciğim beyaz atlı prensini bulmanı:) Sevgiler

    YanıtlaSil
  4. Çok ama çok güzeller. Ayrıca diğer yazıların da çok keyifli, yaratıcı, eğlenceli. Aklımda ve kalbimde umut ettiğim şey olursa çok güzel bir hikayem var Fabien'lerle de. İnşallah benim için de yaparsın bu küçük adamlardan. Ellerine ve kalemine sağlık. Takipteyim bundan sonra :) Sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Yapmam mı! Hem de nasıl yaparım ;) merak ettim hikayeni bu arada, yazışalım tez zamanda :) Sevgiler!

    YanıtlaSil

 
BLOG TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS