ekşi sözlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekşi sözlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Brew Coffe Works Eminonu

Eminönü'ne gittiğinizde, bütün o keşmekeş ve kargaşanın içinde gezinirken ;
  • Kapladığı yüzölçümüne ek olarak bir sürü pazar poşeti ile önünüzden sallana sallana yürüyen teyzelerden (evet, acımasızım),
  • Yine aynı teyzelerin sanki bütün yol onlarınmış gibi zart diye yolun ortasında durup yanındakiyle çene çalmaya başlamasından,
  • Cam baharat değirmeni istediğiniz satıcı adamın kutudaki plastik şeyi size cam diye satmasından (sizin de mal gibi kontrol etmeden almanızdan),
  • Mahmutpaşa'nın her yanından fırlayan -pardon hanfendi size abiye lazım mıydı? ya da sünnet kıyafeti yada kaban lazım mıydı ablacııım-  diye soran hanutçulardan,   
bunalır, ruhunuzu da alıp iki dakka bir yerlere ilişmek isterseniz buyursunlar: Brew Coffe Works.  Kendileri İstanbul'da  son dönemde benzerlerine sıklıkla rastladığımız üçüncü nesil kahve mekanlarından. Yeri neresi diye soranlara, cadde sokak ismi veremiycem kusura bakmayın bilmiyorum çünkü ama şöyle anlatayım: yeni Cami'yi solunuza alın, Bambi Cafe'ye gider gibi dümdüz yürüyün, sol tarafta böyle mahşeri ürkünç boyutta bir otel var, onunla bitişik. Kapısının önünde (muhtemelen zalım zabıta izin vermediği için) hafiften sıkışık bir görüntü veren masaları olsa da, içerde geniş ferah bir salonu var ama hepsini bırakın 10 numara bir baristası var. Bildiğiniz kahve ansiklopedisi. Hatta kendisi, urban dergilerdeki köşe yazılarına benzeyen bu yazıyı yazma nedenim oldu adeta. Yakında bir workshop da yapacaklarmış kahve üzerine sanırım.
 
Velhasıl kerem beni en çok mutlu eden -Eminönü'ne çok sık giden biri olarak- bunun gibi bir mekanı o atmosferde açılması oldu. Ya bir kere oranın ruhuna ters böyle mekanlar mı dediniz? Çok biliyorsunuz siz..:)
 
http://www.theguideistanbul.com/news/view/1141/brew-coffee-works/
http://excusememan.com/wp-content/uploads/2014/02/brew-coffee-works-1.jpg

 http://excusememan.com/wp-content/uploads/2014/02/brew-coffee-works-2.jpg
  *bazı görselleri imrenetten buldum, üzerine dıhlarsanız adrese gidersiniz.
Share:

11 Nisan 2015 Cumartesi

ayni gokyuzune bakmak

ayni gökyüzüne bakmak şuymuş :
  •  soluduğumuz aynı hava, o bizanslı aşıklarla." der cenk taner.
     
  • takımyıldızların var olma sebebidir. hatta "cassiopeia şunla yatmış", "hercules bunu pataklamış" gibi repliklerin ana fikridir, ortak paydasıdır...
  • eski romantiklerin uzun soluklu telefon konuşmalarında muhakkak değinilen bir detaydı bu. sonra ne oldu, nasıl oldu, rafa kaldırdı romantikler bu aynı gökyüzü duygusallığını. jim carrey öpsün hepinizini yanaklarınızdan...
  • ortak paydaya sahip olma isteğiyle yanan iki insanın sevgi sözcüklerini sadeliğin güzelliği içinde eritmesidir.. o gökyüzü ki; bir dünya olur içinde çeşit çeşit yaratıkların yaşam bulduğu, insanların umutsuzluk içinde çırpınışlarını görmezden geldiği, yalnızlığın küflü tadının ruhta bıraktığı yansımaların yakamoz sanrısı yarattığı ve hepsinden öte, o gökyüzü ki, birbirlerini tanımayan insanların özgürce sevişip zevkten haykırdığı, "en mutlu anım bu an olsun" dediği bir yer olur.. geride kalan bütün düşünceler, tırpanla yolunmuşçasına köklerinden kopar, halının altında ileriki zamanlarda ortaya çıkacakları anı beklemeye başlar usulca..

    aynı gökyüzü, iki insan suretinden yaratılmış bir mutluluğun kaynağını gösteren bir harita olabilirken, bazısı için de mutsuz ve umutsuzluğun sürekli kanatan ruh parçalarından yapılmış bir ömür törpüsü haline gelebilir.. gene de ne güzel sözdür birine "senin üzerine serilmiş gökyüzü yorganının benim yatağımda; hatta içinde olmasını ne de çok isterdim" diyebilmek..

    kısaca; aynı gökyüzüne bakmayı, kafasını yerden kaldırmadan önce aklına getirenlerin paha biçemeyeceği ve hiç kimseyle paylaşmayacaklarıdır..
gerçekte ise buymuş:

 
 
 
 




Sevgiler,
Gamze


Share: