littlefabien etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
littlefabien etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2020 Çarşamba

Uzun bir aradan sonra

Merhaba sosyal medya kanallarının derinleşmesiyle unuttugum canım blogum:)Son bir kaç senedir hayatım boomerang etkisiyle devam ediyor ama degismeyen bir şey var o da degisimin kendisiewtrauıussaud.. yoo, o da değişti valla:) değişimin kendisi de değişti benim için :) bildiğim herşeyi unuttuğum yaşlardayım. Tekamül böyle bir şey mi bilmiyorum ama çok derinlerde yaşayan bir beşer olarak ara sıra kafamı suyun dışına çıkardım geçen bir kaç yılda. Korkularımla yüzlestim. Kayıplar, gidenler, kalanlar derken o kadar çok şey biriktirmişim ki yüzüme çarpmasını bekleyen:) Buyudum baya son bir kaç senede. Herkes herşey değişti ama bebeklerim hala benimle:) İyi ki tutumuşum bırakmamışım sizi çocuklar...
Çılgınlar gibi çalışıp üretmeye devam ediyorum. Bu nefes almak demek benim için.
Deliler gibi sevdiğim ve bir süredir uzmanlaşmaya çalıştığım bir diğer konu da astroloji. Maddi kaygılar güderek değil ama birilerinin hayatına umut olmak için öğrenip, bilgiyi paylaşmak istiyorum. Mutlu hissetmelerine, pozitif kanalları görmelerine yardımcı olmak için insanların. Çalışıyoruz merkez:)
Çok şey var yazacağım ama şimdilik böyleli:) Kısa bir reklam molası vereceğim yukarda, sonra ufaktan minik minik paylaşımlarla devam ederim:) Instagram'ı daha aktif kullanıyor olsam da canım blogum senin yerin çook ayrı heep ayrı. Sevgiler, Gamze
Share:

27 Ekim 2015 Salı

kibrit kutusunda hikayeler/ matchbox stories

ve yılbaşı geliyordu.. genç kız mutfaktaki 5 li eko paket kibrit kutularına bakarken aniden duraksadı, koşa koşa bilgisayarının başına gitti, bir de ne görsündü? insanlar kibrit kutularına acayip acayip şeyler yapmamışlar mıydı, yuh diye geçirdi içinden kibarca, kalitesini bozmadan...

ShyLilyandDakota

source


source


source

source
source
source
source
source
 
source
source
source
source
source

Share:

27 Temmuz 2015 Pazartesi

6 Temmuz 2015 Pazartesi

tiroid 4ever!

Geçtiğimiz sene tiroid -papiller-ca (böyle ca diye yazınca daha sevimli oluyor, çoğunuzda anlamıyorsunuz belki ama detaylı olarak bilgi almak isteyen, merak edenleriniz varsa ve soru sormak isterseniz bana mail atabilirsiniz, nasıl bir süreç, neler oldu, bundan sonra neler olacak falan kendi yaşadıklarımdan yola çıkarak paylaşırım sizinle) yüzünden kelebek şeklindeki güzeller güzeli tiroidimi tıbba bağışladım.

10 numara bir doktorum vardı ama isterse 50000 numara olsun "efenim sizdeki haslalığın adı ca" deyince panikten gırtlaklayasınız geliyor önce.






Ama ben ne yaptım?

"Tıbba feda olsun, alın hemen tiroidimi" deyip narkozsuz girdim ameliyata, nasıl içkiliyim (evet, cem baba'dan alıntı:)) !Tam öyle olmasa da ameliyatı ve sonrasındaki tedavi sürecini atlattım bir şekilde.

Sonrasında bir süre için o hipotiroid denilen allahın cezası (yaşayan bilir, detaya girmiyim) moda girdim tabii. Çok uyuz bir durum, yataktan kalmak, günü devam ettirmek, yemek yemek kısacası yaşamak iç.in sarf ettiğin efora inanamazsın mayk!

 Ve hayatımın sonuna kadar her gün aynı saatte almam gereken,yapay tiroid hormonu ilacımla tanıştım. Helloo:) Almayınca ne mi oluyor? Tabii ki muhteşem oluyor, deneyin bana hak vereceksiniz:)))

lamonomagazine
En azından bir kaç hafta önceye kadar "bundan sonra radyoaktif iyot, zart zurt içmiycem ben, oleey, Volkan çaak" diye gevelerken, "Gamze Hanım, önce thyrogen diye bir iğne var, TC de yok ama işte şöyle şöyle alabilirsiniz, arkasından da yine radyoaktif iyot içereceğiz sizee" diye sonrasında bön bön baktığım bir diyaloğumuz oldu doktorumla. Tedavinin bir parçasıymış bu ve bana başta söylemişler sanırım. Oysaki ben öncesinde bilmem kaç hafta iyot diyeti yapıp, sonrasında şahsen bana hiç gelmeyen midemi falan bulandıran, kelimenin tam anlamıyla "mallaştıran" o radyoaktif zımbırtısını içmektense bir daha ameliyat olmayı tercih ederdim .

Her neyse, yine öncesinde paso meyve ve belli şeylerle beslenerek (ya aslında çoğu şeyi yiyebiliyorsunuz ama iyotsuz tuz olması lazım içinde. E, ben çalıştığım için ya çok pratik yemekler hazırlıyordum ya da dışarıdan söylüyordum, böyle olunca iş başa düşüyor, herşeyi tırım tırım dikkat ederek hazırlamam gerekiyor.) ve kendinizi mecburi bir hipotiroid durumuna sokarak, sonrasında ise aman aman kimseye fazla yaklaşmayarak (günde iki kez yıkan, tonlarca su iç, asosyal ol -abarttım biraz evet ) geçecek uyuz bir süreç yani. Ama çok kudretli bir insan olduğumdan olsa gerek(!) bir şekilde atlattım bu uyuz durumu da.

Ama bu için doğasında meymenetsiz, ruhsuz bir insana dönüşmek olduğundan ne bir şey yazabildim ne de yaz başında açtığım stantlardan, tanıştığım ultra güzel insanlardan bahsedebildim. Tüm bu koşuşturmacada çift sarılı yumurtaya dönen beynim yüzünden birkaç gün sonra çıkacağım tatili iple çekiyorum. Her zaman olduğu gibi insandan uzak, yeşil ve mavi merkezli bir tatil olacağından arada yazarım diye tahmin ediyorum.

Son olarak şu an dinlediğim bir şarkıyı da paylaşayım efenim (çok yakında albümleri çıkacak siz şimdilik spotify'da falan dinleyebilirsiniz)


Sevgiler,
Gamze
Share:

11 Haziran 2015 Perşembe

25 Nisan 2015 Cumartesi