moon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
moon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2015 Cumartesi

ayni gokyuzune bakmak

ayni gökyüzüne bakmak şuymuş :
  •  soluduğumuz aynı hava, o bizanslı aşıklarla." der cenk taner.
     
  • takımyıldızların var olma sebebidir. hatta "cassiopeia şunla yatmış", "hercules bunu pataklamış" gibi repliklerin ana fikridir, ortak paydasıdır...
  • eski romantiklerin uzun soluklu telefon konuşmalarında muhakkak değinilen bir detaydı bu. sonra ne oldu, nasıl oldu, rafa kaldırdı romantikler bu aynı gökyüzü duygusallığını. jim carrey öpsün hepinizini yanaklarınızdan...
  • ortak paydaya sahip olma isteğiyle yanan iki insanın sevgi sözcüklerini sadeliğin güzelliği içinde eritmesidir.. o gökyüzü ki; bir dünya olur içinde çeşit çeşit yaratıkların yaşam bulduğu, insanların umutsuzluk içinde çırpınışlarını görmezden geldiği, yalnızlığın küflü tadının ruhta bıraktığı yansımaların yakamoz sanrısı yarattığı ve hepsinden öte, o gökyüzü ki, birbirlerini tanımayan insanların özgürce sevişip zevkten haykırdığı, "en mutlu anım bu an olsun" dediği bir yer olur.. geride kalan bütün düşünceler, tırpanla yolunmuşçasına köklerinden kopar, halının altında ileriki zamanlarda ortaya çıkacakları anı beklemeye başlar usulca..

    aynı gökyüzü, iki insan suretinden yaratılmış bir mutluluğun kaynağını gösteren bir harita olabilirken, bazısı için de mutsuz ve umutsuzluğun sürekli kanatan ruh parçalarından yapılmış bir ömür törpüsü haline gelebilir.. gene de ne güzel sözdür birine "senin üzerine serilmiş gökyüzü yorganının benim yatağımda; hatta içinde olmasını ne de çok isterdim" diyebilmek..

    kısaca; aynı gökyüzüne bakmayı, kafasını yerden kaldırmadan önce aklına getirenlerin paha biçemeyeceği ve hiç kimseyle paylaşmayacaklarıdır..
gerçekte ise buymuş:

 
 
 
 




Sevgiler,
Gamze


Share:

8 Nisan 2015 Çarşamba

Kindar Stellar !

Aşağıda okuyacaklarınız, aşırı uzay/ astronot konulu film yüklemesi yapılmış bir beynin, Interstellar'ı da izlemesi ile yanması sonucu ortaya çıkmıştır. Spoiler içerir. Filmi izlemeyenler okumasın.



Kindar Stellar
"RAMAZAN'S WAY"
Maceracı Uzay Pilotu Ramazan Fabien fantastik olaylardan elini eteğini çekmiş,  2 çocuğuyla Arizona’da çiftçilik yapmaktadır, çünkü dünyada yapacak daha iyi bir şey kalmamıştır. Çok konuşkan değildir ama konu uzaydı, yıldızdı, gezegendi, evrendi oldu mu bır bır bır bır bır konuşmaktadır. Arkadaşları Ya Ramazan Fabien bir sus artık yaa diye veryansın etmektedir.
Bir gün Ramazan Fabien ve  çok bilmiş kızı bir şeyler keşfedeceğiz diye yola çıkarlar. Hangar gibi bir yere gelirler. O da nesi! Hangarda Ramazan Fabien’in babasının Malatya'lı arkadaşı Süleyman Fabien’i görmesinler mi? Adam yaşlılığın da etkisiyle duygusallaşmış, bir eliyle Ramazan Fabien'e, bir eliyle de Ramazan Fabien’in kızına torunuum (!) diye sarılmış. "Süleyman Fabien Amca" demiş, RamazanFabien, "Ne alaka yahu? Senin burda ne işin var? Tamam sen neyse de, benim burda ne işim var" demiş. "Bak olum" demiş Süleyman Fabien, "Belli ki sen macera arıyordun, o yüzden bir takım güçler seni buraya getirdi" demiş ve hoop diye ortada duran ve kocaman birşeyi örten örtüyü kaldırmış. "Bak" demiş uzay aracını göstererek. "Seni bununla uzaya göndereceğiz, başka gezegenlerde hayat var mı bakacağız" demiş. "Elimizdeki en kıyak pilot sendin, senden sonra Nasa asla aynı olmadı Ramazan Fabien" demiş, hüzünlenmiş…
Ramazan Fabien'e de macera olsunmuş  zaten, "tamam dayı" demiş, "kaçta kalkıyoruz?" "Dur bakalım yeğenim" demiş Süleyman Fabien, "O kadar acele etme. Sizi numune toplayın diye göndereceğimiz gezegende Stellar diye bir uzay ajanı var. Dünya yılıyla 45 senedir orda ama orda zaman yavaş ilerlediği için daha 30 yaşında falandır. Numuneleri ondan alman lazım. Yalnız seni uyarmalıyım: Stellar kılın önde gidenidir. Geçen uzay seferini yaptığımız  gemi dönüşte bunu almayı unuttuğu için çok kızgın. Çok kinlenmiş. Dikkatli ol." Peh diye omuz silkmiş Ramazan Fabien, "Merak etme Süleyman Fabien dayı, biz Arizona çocuğuyuz, bir şey olmaz" demiş.

"TERBİYESİZ IS BACK"
Yolculuk başlarda iyi gidiyormuş. Şarkılar, türküler, hikayeler derken gezegene inmişler. Bir bakmışlar ki Stellar  orada. Ama tabii bakımsızlıktan saçı sakalı karışmış, üstü başı toz toprak olmuş, perişan mı perişan. Ramazan Fabien hemen "Stellar Bey, Stellar Bey" diye bağırmış. "Bizi Prof. Süleyman Fabien gönderdi. Sizde bir emanet varmış herhalde" demiş. Zaten gergin olan Stellar bunu duyunca iyice uyuz olmuş, bizim ekibin üzerine doğru koşmaya başlamış! Meğerse Stellar onca yıl orda boş durmamışmış. Her gün barfiks çekmiş ve çok güçlenmiş. "Bittiniz olum siz"  diye koşarak tam Ramazan Fabien'in üzerine atlayacakmış ki Ramazan Fabien’in aklına kızı gelmiş, oğlu da varmış ama kız evlat bir başkaymış. O gazla hemen sağ kroşe sol kroşe yapıp Stellar'ı yere devirmiş. Ama Kindar Stellar iyice kudurmuş, sonra mahsusçuktan  "tamam tamam barışalım" deyip Ramazan Fabien’in yanına gelmiş, ama kindarlıktan gidip Ramazan Fabien’i uçurumdan atmış, yetmemiş gidip kaskını çıkarmış. Tam bir şerefsizmiş yani!
Ama Ramazan Fabien kurtulmuş. Adamı da döve döve öldürmüş. O sırada ufukta yeni bir gezegen görmüşler. Merkeze haber verip sonsuza kadar mutlu yaşamışlar. Gökten kafalarına elma yağmış. Dan Dan Dan diye de ses çıkmış!
*the end*

sevgiler,
gamze
Share: