müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Kasım 2015 Pazar
14 Ağustos 2015 Cuma
27 Temmuz 2015 Pazartesi
working
on Temmuz 27, 2015
in bez bebek, birthday present, etsy, festival, gift, handmade doll, hediye, istanbul, littlefabien, müzik, slowdive, turkish doll, zet
with
Hiç yorum yok
6 Temmuz 2015 Pazartesi
tiroid 4ever!
on Temmuz 06, 2015
in bilim, cancer, cemiyette pişiyorum, haftasonu, handmade doll, hastane, hospital, kanser, konser, littlefabien, müzik, papiller, pazar, sağlık, side effects, Sunday, thyroid, tıb, tiroid, yan etki
with
14 yorum
Geçtiğimiz sene tiroid -papiller-ca (böyle ca diye yazınca daha sevimli oluyor, çoğunuzda anlamıyorsunuz belki ama detaylı olarak bilgi almak isteyen, merak edenleriniz varsa ve soru sormak isterseniz bana mail atabilirsiniz, nasıl bir süreç, neler oldu, bundan sonra neler olacak falan kendi yaşadıklarımdan yola çıkarak paylaşırım sizinle) yüzünden kelebek şeklindeki güzeller güzeli tiroidimi tıbba bağışladım.
10 numara bir doktorum vardı ama isterse 50000 numara olsun "efenim sizdeki haslalığın adı ca" deyince panikten gırtlaklayasınız geliyor önce.
Ama ben ne yaptım?
"Tıbba feda olsun, alın hemen tiroidimi" deyip narkozsuz girdim ameliyata, nasıl içkiliyim (evet, cem baba'dan alıntı:)) !Tam öyle olmasa da ameliyatı ve sonrasındaki tedavi sürecini atlattım bir şekilde.
Sonrasında bir süre için o hipotiroid denilen allahın cezası (yaşayan bilir, detaya girmiyim) moda girdim tabii. Çok uyuz bir durum, yataktan kalmak, günü devam ettirmek, yemek yemek kısacası yaşamak iç.in sarf ettiğin efora inanamazsın mayk!
Ve hayatımın sonuna kadar her gün aynı saatte almam gereken,yapay tiroid hormonu ilacımla tanıştım. Helloo:) Almayınca ne mi oluyor? Tabii ki muhteşem oluyor, deneyin bana hak vereceksiniz:)))
En azından bir kaç hafta önceye kadar "bundan sonra radyoaktif iyot, zart zurt içmiycem ben, oleey, Volkan çaak" diye gevelerken, "Gamze Hanım, önce thyrogen diye bir iğne var, TC de yok ama işte şöyle şöyle alabilirsiniz, arkasından da yine radyoaktif iyot içereceğiz sizee" diye sonrasında bön bön baktığım bir diyaloğumuz oldu doktorumla. Tedavinin bir parçasıymış bu ve bana başta söylemişler sanırım. Oysaki ben öncesinde bilmem kaç hafta iyot diyeti yapıp, sonrasında şahsen bana hiç gelmeyen midemi falan bulandıran, kelimenin tam anlamıyla "mallaştıran" o radyoaktif zımbırtısını içmektense bir daha ameliyat olmayı tercih ederdim .
Her neyse, yine öncesinde paso meyve ve belli şeylerle beslenerek (ya aslında çoğu şeyi yiyebiliyorsunuz ama iyotsuz tuz olması lazım içinde. E, ben çalıştığım için ya çok pratik yemekler hazırlıyordum ya da dışarıdan söylüyordum, böyle olunca iş başa düşüyor, herşeyi tırım tırım dikkat ederek hazırlamam gerekiyor.) ve kendinizi mecburi bir hipotiroid durumuna sokarak, sonrasında ise aman aman kimseye fazla yaklaşmayarak (günde iki kez yıkan, tonlarca su iç, asosyal ol -abarttım biraz evet ) geçecek uyuz bir süreç yani. Ama çok kudretli bir insan olduğumdan olsa gerek(!) bir şekilde atlattım bu uyuz durumu da.
Ama bu için doğasında meymenetsiz, ruhsuz bir insana dönüşmek olduğundan ne bir şey yazabildim ne de yaz başında açtığım stantlardan, tanıştığım ultra güzel insanlardan bahsedebildim. Tüm bu koşuşturmacada çift sarılı yumurtaya dönen beynim yüzünden birkaç gün sonra çıkacağım tatili iple çekiyorum. Her zaman olduğu gibi insandan uzak, yeşil ve mavi merkezli bir tatil olacağından arada yazarım diye tahmin ediyorum.
Son olarak şu an dinlediğim bir şarkıyı da paylaşayım efenim (çok yakında albümleri çıkacak siz şimdilik spotify'da falan dinleyebilirsiniz)
10 numara bir doktorum vardı ama isterse 50000 numara olsun "efenim sizdeki haslalığın adı ca" deyince panikten gırtlaklayasınız geliyor önce.
Ama ben ne yaptım?
"Tıbba feda olsun, alın hemen tiroidimi" deyip narkozsuz girdim ameliyata, nasıl içkiliyim (evet, cem baba'dan alıntı:)) !Tam öyle olmasa da ameliyatı ve sonrasındaki tedavi sürecini atlattım bir şekilde.
Sonrasında bir süre için o hipotiroid denilen allahın cezası (yaşayan bilir, detaya girmiyim) moda girdim tabii. Çok uyuz bir durum, yataktan kalmak, günü devam ettirmek, yemek yemek kısacası yaşamak iç.in sarf ettiğin efora inanamazsın mayk!
Ve hayatımın sonuna kadar her gün aynı saatte almam gereken,yapay tiroid hormonu ilacımla tanıştım. Helloo:) Almayınca ne mi oluyor? Tabii ki muhteşem oluyor, deneyin bana hak vereceksiniz:)))
![]() |
| lamonomagazine |
Her neyse, yine öncesinde paso meyve ve belli şeylerle beslenerek (ya aslında çoğu şeyi yiyebiliyorsunuz ama iyotsuz tuz olması lazım içinde. E, ben çalıştığım için ya çok pratik yemekler hazırlıyordum ya da dışarıdan söylüyordum, böyle olunca iş başa düşüyor, herşeyi tırım tırım dikkat ederek hazırlamam gerekiyor.) ve kendinizi mecburi bir hipotiroid durumuna sokarak, sonrasında ise aman aman kimseye fazla yaklaşmayarak (günde iki kez yıkan, tonlarca su iç, asosyal ol -abarttım biraz evet ) geçecek uyuz bir süreç yani. Ama çok kudretli bir insan olduğumdan olsa gerek(!) bir şekilde atlattım bu uyuz durumu da.Ama bu için doğasında meymenetsiz, ruhsuz bir insana dönüşmek olduğundan ne bir şey yazabildim ne de yaz başında açtığım stantlardan, tanıştığım ultra güzel insanlardan bahsedebildim. Tüm bu koşuşturmacada çift sarılı yumurtaya dönen beynim yüzünden birkaç gün sonra çıkacağım tatili iple çekiyorum. Her zaman olduğu gibi insandan uzak, yeşil ve mavi merkezli bir tatil olacağından arada yazarım diye tahmin ediyorum.
Son olarak şu an dinlediğim bir şarkıyı da paylaşayım efenim (çok yakında albümleri çıkacak siz şimdilik spotify'da falan dinleyebilirsiniz)
Sevgiler,
Gamze
27 Mart 2015 Cuma
Haftasonuna Giris ve The Away Days Yazisi
1- Cuma sabahı gülümseyerek uyanılır. Yağmur diye çamur yağsa da, metrobüsteki adamla burun mesafesinde yolculuk etseniz de bugün Cuma'dır, o yüzden "Estağfurullah" lar, "önden siz buyrun" lar "aa rica ederim" ler falan daha çok kullanılır, kulağa daha hoş gelir.
![]() |
| buzzfeed.com |
2- Çalışanların içini, Cuma günleri akşam saatlerinde tatlı bir telaş sarar. Pazartesi gününün yoğun karamsar hacmi nedeniyle hafta başı alelacele yapılan hafta sonu planları gözden geçirilir. Revizeler olasıdır. Zaten muhtemelen bir kaç kez daha değiştirilecekler ve yine muhtemelen çoğu yapılmayacaktır.
![]() |
| paulsizer.com |
3- Havanın güzel olması bonusuyla "Bugün Cumaa, oleey" diye haykıran bünyeler aşırı mutluluk ve enerjiden yerlerinde duramaz, gecelere akarlar ve büyüklerinin sözünü dinlemeyip alkolün yanında bol su içmediklerinden infilak ederler. Sonuç olarak Cumartesi'yi atlar direkt Pazar'ı yaşarlar. O haftasonu da yalan olur gider.
![]() |
| etsy.com |
![]() |
| nelipotme.tumblr.com |
5- Cuma günü, patronun yüzü bir başka güzeldir, sesi de çok tatlıdır, hayret daha önce fark edilmemiştir.
![]() |
| flicker |
![]() |
| buzzfeed |
![]() |
| weirdvintage.tumblr |
Gördüğünüz gibi Cuma kadar azimli, coşkulu, kararlı, tuttuğunu koparan başka bir gün daha yok koca haftada. Cumartesi de var elbet ama ruh aynı mı? Değil. O yüzden aynı başarıyı Cumartesi ve hatta Pazar'dan da bekliyoruz. Hadi çocuklar gösterin kendinizi!
Bu arada;
The Away Days dinliyorum ben bu aralar, indie hep sevmişimdir ama bu grubun bonusu grubun Türkiye'den çıkan yerli bir grup olması. Ben İngiliz grubu zannetmiştim. Şaşırdım ne yalan söyleyeyim. SXSW de çalmalar, Music Alliance Pact 'te performanslar falan iyiymiş valla.

Sevgiler
Gamze
20 Mart 2015 Cuma
Bjork: Beyonce'um, Madonna'm, Kylie Minogue'um
on Mart 20, 2015
in bez bebek, bjork, desginer, dizayn, handmade doll, kostüm, little fabien, music, müzik, tasarım
with
Hiç yorum yok
Benim saçlar uzadı, kısaldı, şimdi gene uzun, boyum attı, göbeğim ayvaydı karpuz oldu, okullar bitirdim, işlere girdim girdim çıktım, herşey değişti hayatımdaki nerdeyse; sen nasıl hala böyle sevimlisin böyle manyaksın böyle "aynı" sın be kadın? Yaşlansana biraz, eciş bücüş olsun cildin, ellerin titresin falan. O zaman "aa bu da insanmış bizim gibi" deriz belki. İlk önce sesine sonra kendisine sonra da ultra acayip kostümlerine hayran kaldığımız bir efsane Bjork. Aranızda hiç Bjork'un beyim çalışmamı istemiyor ruhunda sakin normal bir klibini izleyen var mı bilmiyorum. Olamaz yok öyle bişey çünkü. Olmasında zaten ama. Öyle Bjork olmaz olsun hatta :)) Biophilia'yı IFIstanbul'da izleyememenin ezikliği ile bunumu çekerek bu minnak kadının en sevdiğim kostümlerini paylaşmak istedim sizinle. Aslında daha çok vardı ama pinterest icat edildi biliyorsunuz, asıl membaa orası böyle görsel işlerde. Hepsini detayına kadar bilmiyorum ama en beğendiğim kostümlerinin altında şu imzalar var.

iyi bakın kendinizeeee!






























































+604-9200.Credit+Photograph+by+Inez+and+Vinoodh.+Styled+by+Mel+Ottenberg.jpg)
